| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

MEDYAOKURYAZAR KLAVUZU

MEB & RTÜK DERS KLAVUZU

Yazılar arşiv 11.2007 Other entries in 2007-11 resimler, videolar

The Impact and Implication of East Asia as a Global Political Actor Seminar

Seminar

''The Impact and Implication of East Asia as a Global Political Actor:

The Risk/Perils of Indifference In, and by Turkey''

by PHAR Kim Beng
Visiting Scholar, Waseda University, Organization of Asian Studies
SETA Research Fellow

Date / Venue: November 15, Thursday, 2007 / SETA Foundation
Time: 15.00-16.30

Download Audio File [MP3]

 

 


Conference

Date / Venue: November 8, Thursday, 2007 / SETA Foundation
Time: 15.00-16.30

“U.S.-Iran Negotiations on Iraq”

by Dr. Kamran Bokhari
Strategic Forecasting Inc. (Stratfor), Director of Middle East Analysis

Download Audio File [MP3-8,88 MB]

 

Conference

Date / Venue: August 27, Monday, 2007 / SETA Foundation
Time: 17.00-19.00

"Should Turkey Join East Asian Summit by 2010?"

By PHAR Kim Beng

Visiting Fellow
Organization of Asian Studies
Waseda University, , Tokyo
Japan


Download Audio File [MP3-14.3 MB]

 

PANEL

“22 Temmuz’a Doğru: Yükselen; milliyetçilik mi, ulusalcılık mı?”

3 Temmuz 2007 Salı
Saat 11.00


Yer: SETA Vakfı
Reşit Galip Cad. Hereke Sk. No:10
GOP Cankaya ANKARA


Program
Oturum Başkanı: Dr. İbrahim Kalın, SETA
11.00 – 11.20 Haluk ÖZDALGA, AK Parti Ankara 1. Bölge Milletvekili Adayı
11.20 – 11.40 Doç. Dr. Vedat BİLGİN, Gazi Üniversitesi İİBF, MHP MKYK Üyesi ve
Ankara 2. Bölge Milletvekili Adayı
11.40 – 12.00 Ahmet ÖZCAN, Araştırmacı-Yazar
12.00 – 13.00 Soru-Cevap

Milliyetçilik ve Ulusalcılık kavramlarını, ait oldukları Batı dillerine tercüme etmek ve bu iki sözcüğün aralarındaki farkı ortaya koymak çok zor. Ancak dilbilgisi bakımından eş anlamlı olsalar da, milliyetçilik ile ulusalcık siyasette ve toplumda farklı gerçekliklere gönderme yapan iki ayrı kavram olarak tartışılmaya devam ediyor.

22 Temmuz 2007 seçimleri öncesi giderek canlanan bu tartışmaya katkıda bulunmak üzere, SETA (Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları) Vakfı, “22 Temmuz’a Doğru: Yükselen; milliyetçilik mi, ulusalcılık mı?" konulu bir panel düzenledi. Oturum başkanlığını Dr. İbrahim Kalın'ın yaptığı panele konuşmacı olarak AK Parti Ankara 1. Bölge Milletvekili Adayı Haluk Özdalga, MHP MKYK Üyesi ve Ankara 2. Bölge Milletvekili Adayı Doç. Dr. Vedat Bilgin ile milliyetçilik ve ulusalcılık konularında yayınları bulunan Araştırmacı-Yazar Ahmet Özcan katıldı.

Panel Transkripti [PDF]

Ses kayıtları:

Vedat Bilgin

Haluk Özdalga

Ahmet Özcan

Soru-Cevap Bölümü

MHP Adayı Bilgin: Batıcı Bürokratik Elit Tasfiye Ediliyor!
03/07/2007 Ankara
Milliyetçi Hareket Partisi MKYK Üyesi ve Ankara 2. Bölge Milletvekili Adayı Doç. Dr. Vedat Bilgin, milliyetçilik ile ulusalcılığın birbirinden farklı şeyler olduğunu ve “Türkiye’de devletten gücünü alan batıcı bürokratik egemen ideolojinin tasfiye edilmeye başlandığını” söyledi.

SETA (Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları) Vakfı tarafından düzenlenen “22 Temmuz’a Doğru: Yükselen; milliyetçilik mi, ulusalcılık mı?” konulu panelde konuşan Bilgin, “Türklüğü bir etnik kimlik olarak değil, bir millet olarak algılamanın gereğini dile getirdi ve Milliyetçi düşünür Erol Güngör’ün “Ümmet içinde millet olmak” ifadesine vurgu yaptı. Milliyetçiliğin bütün ideolojilerden daha fazla demokrasiye açık” olduğunu vurgulayan MHP Adayı, “ulusalcılık edebiyatı yapan bazı insanların ve grupların esas sorunu, tarihimize, kültürümüze, uygarlık birikimimize bakış açılarıdır. Bu gruplar, kendimizle barışık değiller. Selçukluya, Osmanlıya ve bu toprakların üzerindeki bütün birikime saldırıyorlar. Onlara göre tek parti dönemi altın çağ oluyor ve 1950’den sonra her şey kötüye gitti diye lafa başlıyorlar” dedi.

AK Parti ve MHP’nin “vitrin” adayları tartıştı
Diğer panelistlerden AK Parti Ankara 1. Bölge Milletvekili Adayı ve partinin sosyal demokrat vitrin adaylarından olarak nitelenen Haluk ÖZDALGA ise, ulusalcılık karşıtı demeçleriyle farklı bir MHP’li portresi çizen ve “MHP’nin entelektüel vitrini” olarak tanımlanan Doç. Dr. Vedat Bilgin ile AK Parti döneminde yapılan borçlanmalar konusunda tartışmaya girdi. Bilgin’in “AK Parti döneminde, Cumhuriyet tarihinin tamamında yaşanandan daha fazla borç yapıldığı iddiasına Özdalga, “MHP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemde dış borcun Gayri Safi Milli Hâsıla’ya oranının yüzde 100’ün üzerinde” olduğu, “buna karşılık bu oranın bugün yüzde 60’lara düşürüldüğü” yanıtını verdi.

Üçüncü ve son olarak söz alan, Haber10.com sitesinin editörü Araştırmacı-Yazar Ahmet Özcan, en hazırlıklı konuşmacı olarak dikkat çekti. Özcan, “bugünkü ulusalcılığın etatist bir içerik taşıdığını” ileri sürerek “Beyaz Türkçülük de denebilecek, akbudun milliyetçiliğine ulusalcılık, karabuduna da milliyetçilik” tanımlamasını yaptı. “Türk, sadece tanzim edici iradenin adıdır” diyen Özcan, “Ulusalcılık ve milliyetçilik gibi sahte gündemlerin ötesinde bu topraklara bağımsızlığını kazandıran Müslümanlıktır; fakat Müslümanlık Cumhuriyet tarihi boyunca hep göz ardı edilmiştir” diyerek sözlerini noktaladı.

From the Dialogue to the Alliance of Civilizations

A COLLECTIVE INITIATIVE FOR UNIVERSAL PEACE

Bekir Berat Özipek - Kudret Bülbül

 

Orient Yayınları:21

Politics-Sociology: 5

SETA, February 2007

Download File [PDF]

 

SETA Irak Ekonomi-Politiği Dosyası (PDF-1,861 KB)

Hazırlayan: Taha ÖZHAN

 

Batının yeni ırkçılık modeli İslamofobi AÇIK GÖRÜŞ 29.10.2007


Batının yeni ırkçılık modeli İslamofobi

Dr. İbrahim KALIN
ikalin@setav.org Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


BATI’DAKİ çoğulculuk tartışmalarının 11 Eylül’den sonra yeni bir boyut kazanacağına ve bu saldırıların ardından güvenlik merkezli yaklaşımların yükselişe geçeceğine herkes kesin gözüyle bakıyordu. Fakat Avrupa ve Amerika’daki çoğulculuk ve çok kültürlülük tartışmalarının Müslüman topluluklar üzerinden yapılıyor olması, yeni ve endişe verici bir eğilime işaret ediyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Louis Arbour, geçtiğimiz ay bir açıklama yaptı ve Avrupa ülkelerinde Müslüman topluluklara karşı ayrımcılık ve ırkçılık eylemlerinin arttığını söyledi. Senegalli Doudou Diene’nin hazırladığı rapora atıfta bulunan Arbour, tedbir alınmazsa İslam ve Müslüman karşıtı eylemlerin giderek artacağından endişe duyduğunu ifade ediyor.

Bu gelişmelere dikkat çeken Kanadalı filozof ve siyaset bilimci Charles Taylor, 17 Eylül 2007 tarihli Guardian gazetesinde yayımlanan ve Açık Görüş’ün ilk sayısında yer verilen ‘The Collapse of Tolerance’ başlıklı yazısında, hoşgörü ve çok kültürlülüğün giderek taraftar kaybettiğini ve tartışmanın yeni bir mecraya doğru ilerlediğini kaydetti. Taylor’a göre hoşgörüsüzlüğün hızla yayılmasının arkasında İslam ve Müslüman topluluklara karşı geliştirilen dışlayıcı ve ırkçı tutumların büyük payı var. Bu tutumun bazı çevrelerde giderek normal ve rutin bir şey olarak görülmesi, sadece Müslümanlara karşı ayrımcılığın yayılması anlamına gelmiyor. Bu aynı zamanda çok kültürlülük tartışmalarının sınırının Müslüman topluluklar üzerinden çizilmeye başlandığının işaretlerini veriyor.

11 Eylül’den önce de vardı

İslam dinine ve Batı ülkelerinde yaşayan Müslüman topluluklara yönelik ırkçı ve ayrımcı tutumlar için bir müddettir İslamofobi kelimesi kullanılıyor. Yani İslam ve Müslüman korkusu. İngiltere’de hazırlanan ve 1997’de dönemin İçişleri Bakanı Jack Straw tarafından kamuoyuna duyurulan Runneymede Rapor’u İslamofobi’yi ‘İslam’a ve Müslümanlara karşı korku, nefret ve düşmanlık içeren ve Müslümanlara olumsuz ve aşağılayıcı stereotipler ve inançlar atfeden kapalı görüşler’ olarak tanımlamıştı. Rapora göre İslamofobi ‘Müslümanlara yönelik temelsiz bir korku ve nefret içeren bir dünya görüşüne dayanmakta ve genellikle dışlama ve ayrımcılık eylemleriyle sonuçlanmaktadır’.

İslamofobi’nin 11 Eylül’den çok önceye gittiği açık. İslam-Batı ilişkilerinin uzun tarihi boyunca Endülüs ve tercüme hareketleri gibi ortak yaşama tecrübelerinin yanı sıra öfke, nefret, ayrımcılık, iftira, ırkçılık, karalama gibi tutumların yaygın olduğunu biliyoruz. Bu tutumların modern dönemde yeniden yaygınlık kazanmasına tarihin rövanşı olarak bakılabilir. Fakat sorun şurada: Modern toplumların farklılık ve çoğulculuğu kucaklama iddiası karşısında ırkçı uygulamaların güvenlik, göç, entegrasyon, kültürel muhafazakarlık, Batı’nın öz kimliğine sahip çıkmak vs. adına meşrulaştırılması ve adeta teşvik edilmesi, hiç bir siyasi ve ahlaki değerle izah edilecek türden değil. Buradaki tutarsızlık, gücü elinde bulunduran ülkelerin küreselleşme yorumuna benziyor: Bütün pazar kapıları açılsın, ben her yerde kendi malımı satayım ama sonuçlarına benden çok siz katlanın!

Çoğulculuk tartışmasına bu şekilde başladığınızda, kimin dini, kimin seküler, kimin siyasi argümanlarla konuştuğu birbirine karışıyor. Örneğin, Müslümanlar söz konusu olduğunda Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benedikt’in Avrupalı kimliği Hıristiyan kimliğinin önüne geçiyor. Papa, İslam’in Avrupa’da yayılmasına, Katolik Kilisesi’ni koruma güdüsünden çok Avrupa medeniyetinin ‘Yahudi-Hıristiyan ve aydınlanmacı’ kimliğini muhafaza etme güdüsüyle karşı çıkıyor. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkmasının temelindede bu tutum yatıyor.

Irkçılığın yeni türleri

Tam da bu noktada İslamofobi, 18 ve 19. Yüzyıl ırkçılığının modern versiyonu olarak karşımıza çıkıyor. Biyolojik ırkçılığın yerini bugün kültürel, etnik ve dini ırkçılık almış durumda. Siyahlara yönelik ırkçı ayrımcılık ABD başta olmak üzere pek çok ülkede yaşanıyor. Etnik milliyetçiliğin hedefi haline gelen Araplar ve Asyalılar pek çok yerde potansiyel suçlu muamelesi görüyor.

Genel manada Müslüman birey ve topluluklar söz konusu olduğunda ise etnik, kültürel ve dini ırkçılığın tüm tonları bir araya geliyor. Müslüman bir Arap aynı anda hem etnik, hem ırksal, hem kültürel, hem de dinsel ayrımcılığa maruz kalıyor. İslamofobi’nin derin bir ırkçılığa dönüşmesi, bütün bu unsurların aynı anda bir araya gelip bir zihinsel blok oluşturmasından kaynaklanıyor.

Bugün onlarca kurum, kişi, araştırma merkezi, televizyon, gazete, roman, web sayfası, siyasetçi ve din adamı tarafından inşa edilen ve yayılan küresel İslam imajı, bir tarafta ırkçılığın ulaştığı boyutları ele verirken, öte tarafta çoğulculuk tartışmalarının dayandığı sınırları gösteriyor. Her gün yeniden üretilen ve yeni nüanslarla kamuoyuna sunulan bu algıya göre dünyadaki bütün kanlı çatışmalar Müslüman ülkelerinde meydana geliyor. Dünyada kadınlar en fazla İslam toplumlarında ayrımcılığa ve haksızlığa uğruyor. Bu yüzden de en çok Müslüman kadınların kurtarılmaya ihtiyacı var. Dünyadaki en büyük insan hakları ihlalleri İslam ülkelerinde oluyor.

Oysa rakamlar, bu iddiaların çoğunu yalanlıyor. Afrika, Asya ve Latin Amerika’da yüz binlerce insan hunharca ve trajik bir şekilde hayatını kaybetti, kaybediyor. Dünyada ‘kurtarılmayı bekleyen’ sadece Afganlı ve Iraklı kadınlar değil. Kötü yönetim, yolsuzluk, uyuşturucu, kaçak işçi, çocuk işçiliği, gelir dağılımı adaletsizliği, fakirlik, yasadışı göçmenler, mafya ve karteller, baskı, şiddet, terörizm dünyanın hemen her yerinde rastladığımız küresel sorunlar. Kısacası tablo, bize aktarıldığı gibi değil.

Müslüman ülkelerin durumlarının iyi olduğunu söylemek, kendimizi kandırmak olur. Fakat sorun, bu meselelerin öncelikle din ve kültür temelli sorunlar olarak ortaya konması ve bunlar üzerinden bir İslam ve Müslüman tipolojisinin üretilmesi. ‘Kültürcü’ argümanların beslediği bu algılar, Müslüman birey ve toplumları dini ve kültürel değerlerinden dolayı geri, aşağı, vs. gösteriyor. Bu yaklaşımın dinsel ırkçılıkla iç içe geçtiği yer burası.

Kültürel ırkçılık

Öte yandan başarı hikayelerinden hiç kimse bahsetmediği gibi, başarılı Müslüman bireylerle İslam geleneğinin pozitif katkıları arasında bir irtibat da kurulmuyor. Bunun onlarca örneği var ama yakın zamandan ikisine kısaca bakalım: Anuşe Ensari ve Muhammad Yunus. İran doğumlu olan ve Amerika’da başarılı bir iş kadını olan Anuşe Ensari, geçen yaz uzaya yolculuk yapan ilk Müslüman ve ilk kadın unvanını kazandı. Bu olağanüstü yolculuk, önemli bir hadise olarak tartışıldı. Fakat hiç kimse Ensari’nin İranlı ve Müslüman oluşu üzerine bir şey söylemedi. Acaba Anuşe Ensari, yetiştiği kültürün, dinlediği hikayelerin, geleneksel İslam kozmolojisinin, Fars şiirinin etkisiyle bu yolculuğu arzu etmiş olamaz mı?

Bir diğer örnek, geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülü’nü alan Bangladeşli Muhammed Yunus. Kendi imkanlarıyla dünya çapında bir banker haline gelen Yunus, fakir ailelere verdiği küçük kredilerle büyük bir başarı hikayesine imza attı. Ödülün Muhammed Yunus’a verilmiş olması, takdire şayan bir tavır. Fakat tıpkı Anuşe Ensari gibi, Muhammed Yunus’un da Müslüman ve Bangladeşli oluşunun bu ödülü kazanmasındaki olumlu etkisi üzerinde durulmadı. Sözümona İslam, Ortadoğu ve terör uzmanları, dünya çapında başarılara imza atan bu kişilerin dini ve kültürel kimliklerini nasıl tahlil ediyorlar acaba? Bu tür başarı hikayeleri, İslam üzerinden yapılan çoğulculuk tartışmalarının neresinde duruyor?

Bu zihinsel blokları kırmaya çalışan ve ırkçılığın her türünü tereddütsüz reddeden pek çok Batılı düşünür var. Bu aydınların çoğulculuk tartışmalarına yaptığı katkıları takdir etmek ve yaygınlaştırmak gerekiyor. Müslüman dünyadaki Batı algısının ürettiği kalıplar, en az Batı’daki kalıplar kadar hak ve hakkaniyetten uzak. Bu algı hatalarından dolayı Müslüman aydınlar ve topluluklar, Batı’daki muadillerinin yürüttüğü çoğulculuk tartışmalarına etkin ve yapıcı bir şekilde katılmıyorlar.

Oysa gerçekçi çoğulculuk tartışması, ancak herkesin ‘kurucu aktör’ ve eşit muhatap olarak kabul edildiği bir bağlamda mümkün olabilir. Örtülü ve sofistike ırkçılık tutumlarının reddedilmesi, bu tartışmanın selameti açısından hayati öneme sahip.

Bu noktada Türkiye’ye de büyük roller düşüyor. Avrupa’da yaşayan Müslüman topluluklar ve Türkler uzun bir süredir ırkçı ayrımcılıkla karşı karşıyalar. İspanya’yla beraber ‘Medeniyetler İttifakı’ girişiminin öncülüğünü yapan Türkiye, İslamofobi ve ‘Türko-fobi’ye karşı mücadelede en ön safta yer almak durumunda.

Aksi halde çoğulculuk tartışmalarının ve politikalarının nesnesi olmaktan kurtulmamız mümkün olmayacak.

Cahit Sıtkı Tarancı Otuz beş yaş Şiiri

 

 

 

 

 

Minik CAHİT SITKI TARANCILAR VE YAŞ 35 ŞİİRİ

 

 

 

mevlevihâneler

ADMİNİSTÖR, MODERATÖR, EDİTÖR STATÜKOSU !!! MEDYANIN İNTERNETTE YAPILANMA PROJESİ 100 ADMİN HUSÛSİ-YETİ ! 1-)Admin ezeli ve ebedidir.! 2-)Admin her zaman her kosulda haklidir.! 3-)Admin söyledigi sözün arkasindadir 4-)Admin kâti ve disiplinlidir. 5-)Admin digerlerinden farklidir öyle olmak zorundadir. 6-)Admin OnuR u ilkeleri ve karizmasi için yasar 7-)Herkes admine karsida olsa o bildigini yapar.! 8-)Admin yalan sölemez sölemisse mutlaka bir bildigi vardir veya yanlis anlasilmistir.! 9-)Admin haksizlik yapmaz yapsada herkese yapmistir. 10-)Admin çok iyi çok tatli bir insan degildir. 11-)Admin polistir hirsizlar oldukça ortaya çikar. 12-)Adminin amaci hapse atmak degil; disarda olanlari korumaktir. 13-)Admin sivilken en sevdigi arkadasi olan birine,gerçekten haketmiyorsa görevdeyken ona yetki vermez. 14-)Admin haksiz oldugunu anlasada bunu kabul etmez 15-)Kabul etse bile bunu dogrudan söylemez. 16-)Admin rezil olmaz.Bir sekilde olayi çevirir. 17-)Adminin dedigi dediktir asla kararindan asla dönmez. 18)Adminin cevaplayamacagi soru olmaz. 19)Bilmedigi bir soru varsa bos birakmaz.Bir sekilde yanitlar. 20-)Admin her durumda lafi çok iyi çeviren lehine döndüren kisidir. 21-)Admin çok konusmaz. 22-)Admin lüzümsüz muhabbetler içine girmez 23-)Admin karizma sahibidir bunu korumalidir. 24-)Admin kisa ve net konusur 25-)Admin kurallar dahilindede olsa kendine laf söyletmez 26-)Admin kurallari kendine göre degistirir. 27-)Adminin bulundugu yerde kanun o dur. 28-)Admin baska bir yere normal kullanici olarak gitmez. 29-)Admin ona ihtiyaç duyuldugu için vardir. 30-)Admin bir samuray gibi onuru için ve bir asker gibi baskalari için yasar. 31-)Admin için zaman ve yer kavrami yoktur. 32-)Admin kendi karizmasina yakismaycak basliklar açmaz 33-)Admin sirnasmaz gayri ciddi eylemler yapmaz. 34-)Admin kim olursa olsun herkesi kullanici olarak görür 35-)Admin baskalari bir sey istedi diye bir sey yapmaz kendisi istedigi için yapar. 36-)Admin asla görevini birakmaz.Mücadelesini sürdürür. 37-)Admin resmi ve diplomatik bir dil kullanir... 38-)Admin asik olmayan asik olunan adamdir. 39-)Admin gizlidir saklidir içini kimse bilmez. 40-)Admin disariya kendini anlatmaz. 41-)Gücü otoriteyi simgeledigi için Adminin rengi siyahtir. 42-)Admin alay konusu olamaz.Gülünür ve dalgaya alinirsa admin yaptirim uygular. 43-)Admin dün kabul etmedigi bir seyi bugün etmisse o simdi uygun oldugu içindir. 44-)Admin gerekirse herkesin önünde kullaniciyi azarlar. 45-)Admin geldiginde herkes hazir ol vaziyetinde olmalidir 46-)Admin karsisinda laubali olunmaz bacak bacak üstüne atilmaz sakiz çignenmez. 47-)Adminin resmi,fotografi yoktur o gizlidir. 48-)Admine özel soru sorulmaz 49-)Admin magazinden nefret eden adamdir 50-)Admin güç sahibidir.bunu uygulamaktan çekinmez. 51-)Admin gerekirse pire için yorgan yakar herkesi bir kisi için karsisina alir. 52-)Admin tartismalarda her zaman üstündür.Ezilir veya sikisirsa yetkisini kullanir 53-)Admin gizli olarak siteye gelmez.Aleni olarak gelir; herkes onu görür. 54-)Admin varken onun adina kimse konusamaz. 55-)Admin kardesini arkadasini kayirmaz 56-)Admin hiç bilmesede bir bilene danismaz. 57-)Admin kullanicidan yardim istemez.Soru sormaz. 58-)Admin rica etmez emreder. 59-)Admini harbi insandir dogrudan dobra dobra konusur. 60-)Admin yetenekleri olanlarin oldugu bir görevdir yetenek yoksa asla olunmaz. 61-)Adminler özel insanlardir herkes admin olamaz 62-)Gerçek bir admin yetki tutkunu insandir. 63-)Yönetilmeyi sevmeyen yönetmek isteyenler admin olabilir 64-)Adminlik bir sanattir. 65-)Admin herkese yetki vermez.Verirse degeri azalir 66-)Bir modlugu bin kisi ister bir kisi alir.O bir kiside adminin zorlu testinden geçer onayini alir 67-)Admin sevgiliside olsa haketmiyosa ona yetki vermez. 68-)Admin isle arkadasligi birbirine karistirmayan insandir 69-)Admin profosyoneldir amatörce hareket etmez 70-)Admin gülmez aglamaz heyecenlanmaz sakin ve temkinlidir 71-)Admin ileri görüslüdür.Gelecegi düsünür 72-)Admin hazirliksiz yakalanmaz. 73-)Admin stratejiktir her zaman bir B plani vardir.istisnai durumlarda var gibi davranir. 74-)Adminin haberi olmadigi bir olay veya gelisme yoktur 75-)Admin herseyi herkesden önce bilendir. 76-)Admin sölenmeden sölenmek istenileni anlayan ve çoktan çözmüs olan insandir 77-)Admin pes etmez.Pes etmeme gibi çabasi oldugunuda belli etmez. 78-)Admin statukocudur. 79-)Admin Yenilik yapsa bile bunu kendi kisiligi için yapmaz.Sadece site için yapar. 80-)Adminin her zaman bir bildigi vardir. 81-)Admin unutmaz sadece hatirlamak istemez. 82-)Admin yanlis anlamaz.Karsi taraf yanlis anlatiyordur. 83-)Admin gürültü kavga sevmez. 84-)Admin herkesin fikrini dinler yine bildigini yapar. 85-)Admine iki sor sorulmus ve eger bir tanesinin yanitini bilmiyosa bildigi soruyu cevaplayip digerini unutturur. 86-)Admin sikismaz.Sikistirilirsa ordan kurtulmayi becerir. 87-)Admin polemige gimez.Girdi gibi görünmüsse olayi bitirmek içindir. 88)Admin hep son sözü söler. 89-)Son gülen hep admindir ama bunun nedeni adminin geç anlamasi degil otoritesidir. 90-)Admin bir gece sessiz sedasiz kimseye sormadan yetkileri alan insandir. 91)Admin duygusal konusmalar yapmaz. 92-) admin asla bu isaretleri kullanmaz 93-)Admin idealisttir. 94-)Admine göz yaslarina bogulmus bir kizin sözleri bile tesir etmez. 95-)Bir admin modunu herkesin içinde azarlamaz.BU MOD için degil kendisi içindir.Bu durum kendisine zarar verir. 96-)Bir admin baska bir adminle herkesin önünde tartismaz. 97-)Adminin kendisi gibi admin olanlarla girdigi özel bir yönetim odasi vardir. 98-)Admin ani ve radikal kararlar alan insandir. 99-)Admin gelene hosgeldin gidene güle güle der.Kimseye taviz vermez 100-)Admin olunmaz Admin dogulur.. ADMİNİSTÖR, MODERATÖR, EDİTÖR STATÜKOSU !!! MEDYANIN İNTERNETTE YAPILANMA PROJESİ 100 ADMİN HUSÛSİ-YETİ ! 1-)Admin ezeli ve ebedidir.! 2-)Admin her zaman her kosulda haklidir.! 3-)Admin söyledigi sözün arkasindadir 4-)Admin kâti ve disiplinlidir. 5-)Admin digerlerinden farklidir öyle olmak zorundadir. 6-)Admin OnuR u ilkeleri ve karizmasi için yasar 7-)Herkes *****e karsida olsa o bildigini yapar.! 8-)Admin yalan sölemez sölemisse mutlaka bir bildigi vardir veya yanlis anlasilmistir.! 9-)Admin haksizlik yapmaz yapsada herkese yapmistir. 10-)Admin çok iyi çok tatli bir insan degildir. 11-)Admin polistir hirsizlar oldukça ortaya çikar. 12-)Adminin amaci hapse atmak degil; disarda olanlari korumaktir. 13-)Admin sivilken en sevdigi arkadasi olan birine,gerçekten haketmiyorsa görevdeyken ona yetki vermez. 14-)Admin haksiz oldugunu anlasada bunu kabul etmez 15-)Kabul etse bile bunu dogrudan söylemez. 16-)Admin rezil olmaz.Bir sekilde olayi çevirir. 17-)Adminin dedigi dediktir asla kararindan asla dönmez. 18)Adminin cevaplayamacagi soru olmaz. 19)Bilmedigi bir soru varsa bos birakmaz.Bir sekilde yanitlar. 20-)Admin her durumda lafi çok iyi çeviren lehine döndüren kisidir. 21-)Admin çok konusmaz. 22-)Admin lüzümsüz muhabbetler içine girmez 23-)Admin karizma sahibidir bunu korumalidir. 24-)Admin kisa ve net konusur 25-)Admin kurallar dahilindede olsa kendine laf söyletmez 26-)Admin kurallari kendine göre degistirir. 27-)Adminin bulundugu yerde kanun o dur. 28-)Admin baska bir yere normal kullanici olarak gitmez. 29-)Admin ona ihtiyaç duyuldugu için vardir. 30-)Admin bir samuray gibi onuru için ve bir asker gibi baskalari için yasar. 31-)Admin için zaman ve yer kavrami yoktur. 32-)Admin kendi karizmasina yakismaycak basliklar açmaz 33-)Admin sirnasmaz gayri ciddi eylemler yapmaz. 34-)Admin kim olursa olsun herkesi kullanici olarak görür 35-)Admin baskalari bir sey istedi diye bir sey yapmaz kendisi istedigi için yapar. 36-)Admin asla görevini birakmaz.Mücadelesini sürdürür. 37-)Admin resmi ve diplomatik bir dil kullanir... 38-)Admin asik olmayan asik olunan adamdir. 39-)Admin gizlidir saklidir içini kimse bilmez. 40-)Admin disariya kendini anlatmaz. 41-)Gücü otoriteyi simgeledigi için Adminin rengi siyahtir. 42-)Admin alay konusu olamaz.Gülünür ve dalgaya alinirsa ***** yaptirim uygular. 43-)Admin dün kabul etmedigi bir seyi bugün etmisse o simdi uygun oldugu içindir. 44-)Admin gerekirse herkesin önünde kullaniciyi azarlar. 45-)Admin geldiginde herkes hazir ol vaziyetinde olmalidir 46-)Admin karsisinda laubali olunmaz bacak bacak üstüne atilmaz sakiz çignenmez. 47-)Adminin resmi,fotografi yoktur o gizlidir. 48-)Admine özel soru sorulmaz 49-)Admin magazinden nefret eden adamdir 50-)Admin güç sahibidir.bunu uygulamaktan çekinmez. 51-)Admin gerekirse pire için yorgan yakar herkesi bir kisi için karsisina alir. 52-)Admin tartismalarda her zaman üstündür.Ezilir veya sikisirsa yetkisini kullanir 53-)Admin gizli olarak siteye gelmez.Aleni olarak gelir; herkes onu görür. 54-)Admin varken onun adina kimse konusamaz. 55-)Admin kardesini arkadasini kayirmaz 56-)Admin hiç bilmesede bir bilene danismaz. 57-)Admin kullanicidan yardim istemez.Soru sormaz. 58-)Admin rica etmez emreder. 59-)Admini harbi insandir dogrudan dobra dobra konusur. 60-)Admin yetenekleri olanlarin oldugu bir görevdir yetenek yoksa asla olunmaz. 61-)Adminler özel insanlardir herkes ***** olamaz 62-)Gerçek bir ***** yetki tutkunu insandir. 63-)Yönetilmeyi sevmeyen yönetmek isteyenler ***** olabilir 64-)Adminlik bir sanattir. 65-)Admin herkese yetki vermez.Verirse degeri azalir 66-)Bir modlugu bin kisi ister bir kisi alir.O bir kiside *****in zorlu testinden geçer onayini alir 67-)Admin sevgiliside olsa haketmiyosa ona yetki vermez. 68-)Admin isle arkadasligi birbirine karistirmayan insandir 69-)Admin profosyoneldir amatörce hareket etmez 70-)Admin gülmez aglamaz heyecenlanmaz sakin ve temkinlidir 71-)Admin ileri görüslüdür.Gelecegi düsünür 72-)Admin hazirliksiz yakalanmaz. 73-)Admin stratejiktir her zaman bir B plani vardir.istisnai durumlarda var gibi davranir. 74-)Adminin haberi olmadigi bir olay veya gelisme yoktur 75-)Admin herseyi herkesden önce bilendir. 76-)Admin sölenmeden sölenmek istenileni anlayan ve çoktan çözmüs olan insandir 77-)Admin pes etmez.Pes etmeme gibi çabasi oldugunuda belli etmez. 78-)Admin statukocudur. 79-)Admin Yenilik yapsa bile bunu kendi kisiligi için yapmaz.Sadece site için yapar. 80-)Adminin her zaman bir bildigi vardir. 81-)Admin unutmaz sadece hatirlamak istemez. 82-)Admin yanlis anlamaz.Karsi taraf yanlis anlatiyordur. 83-)Admin gürültü kavga sevmez. 84-)Admin herkesin fikrini dinler yine bildigini yapar. 85-)Admine iki sor sorulmus ve eger bir tanesinin yanitini bilmiyosa bildigi soruyu cevaplayip digerini unutturur. 86-)Admin sikismaz.Sikistirilirsa ordan kurtulmayi becerir. 87-)Admin polemige gimez.Girdi gibi görünmüsse olayi bitirmek içindir. 88)Admin hep son sözü söler. 89-)Son gülen hep *****dir ama bunun nedeni *****in geç anlamasi degil otoritesidir. 90-)Admin bir gece sessiz sedasiz kimseye sormadan yetkileri alan insandir. 91)Admin duygusal konusmalar yapmaz. 92-) ***** asla bu isaretleri kullanmaz 93-)Admin idealisttir. 94-)Admine göz yaslarina bogulmus bir kizin sözleri bile tesir etmez. 95-)Bir ***** modunu herkesin içinde azarlamaz.BU MOD için degil kendisi içindir.Bu durum kendisine zarar verir. 96-)Bir ***** baska bir *****le herkesin önünde tartismaz. 97-)Adminin kendisi gibi ***** olanlarla girdigi özel bir yönetim odasi vardir. 98-)Admin ani ve radikal kararlar alan insandir. 99-)Admin gelene hosgeldin gidene güle güle der.Kimseye taviz vermez 100-)Admin olunmaz Admin dogulur..
YENİ RADIO YAYINI FM'İN SONU